|
ÇUMHURİYET VE KADIN
CUMHURİYET VE KADIN
Bu sene Cumhuriyetimizin 85. yılını kutluyoruz
hep beraber. Peki bu 85 yılda neler, ne kadar
değişti ? Atatürk'ün en çok gelişmesini ve
ilerlemesini istediği kadınlarımız açısından
neler değişti mesela? Her gün öyle yada böyle
hepimiz mutlaka karşılaşıyoruz, şiddete maruz
kalan sokaklarda yakılan, uyurken defalarca
bıçaklanan, evladının gözü önünde dövülen,
hakarete uğrayan, aşağılanan kadınlar, töreyi
mazeret göstererek istemediği hayata sürüklenen
piyon kızlar, okumak isteyip ailenin dar görüşü
nedeni ile okuyamayan devlet kapılarını kurtuluş
bulan zeki kızlar, seviyorum bahanesi altında
kukla gibi kullanılan kendi isteğini, kendisini
sevdiğini sığı kişiyi üzmemek adına yapamayan
duygu yüklü kadınlar, tüm bunlara çocuklarım var
diyerek katlanan ve eşinden şikayetçi olamayan
özverili kadınlar, hadi bi yüreklilik yaptı ve
şikayet etti diyelim, kendi aileside dahil olmak
üzere herkesi karşısında bulan, kocadır döverde
severde sözünü sıkça duyan ve sanki bu söz
onların kaybolan hayatlarını geri getirecekmiş
gibi uymasını bekleyen tek kalan kadınlar, sen
bu evden gelinliğinle çıktın ancak kefen ile
gelebilirsin diyebilecek kadar sert ailelere
maruz kalan çaresiz kadınlar, çocuk büyütmek
için kariyer yapamayan, hadi birisine bırakıp
çocuğuna baktırdı ve çalışmaya başladı, o zama
anneliği aşağılanan kadınlar. Ve daha
sayamadığım birçok kadınlarımız. Atatürk
kadınlara bu kadar şans tanımışken hala kıt
görüşleri ile ve en önemlisi kadının
kendilerinden üstün olduğunu (bundan hiç
şüpheniz olmasın) bildikleri için sürekli ezen
erkek egemenliğinimi kazırdı bu 85 yıl bize. Ne
kadınlarımız adına ne de kızlarımız adına ben bu
85 yılda değişen pek birşey göremiyorum kendi
adıma. İçinde bulunduğumuz siyasi durumu hiç
söylemiyorum ki bu siyasette bile kullanılan ve
sömürülen kadınlar. Kadınlara siyasette seçme
hakkını veren Cumhuriyet kendi hayatını seçme
şansını neden kısıtlasın ? Bunu yapan tabiki
Cumhuriyet değil, hatta yasalarda bile kadınlara
daha fazla şans tanınıyor ama bu yasaları
uygulamak önemli. şikayet dilekçesi veren bir
kadına ''barışırsınız'' diye cevap veren bir
memur bilmiyorki o kadının eşine farkında
olmadan '' sen istediğini yap bu kadına döv,
aşağıla, küçült benden sana izin'' diyor. Bu
bilinçsizlik midir? Ya da vurdumduymazlık mıdır
? Tartışılır. Atatürk ilkelerinde kıyafette
yenilik yaparken kadınların istediğini istediği
gibi giyemeyeceğini düşünmemiştir mutlaka. Ama
ya çevre baskısı ve ya aile baskısı nedeni ile
günümüzde büyük çoğunlukta kadınlar istediği
gibi giyinemiyor. Kadınlara bu kadar hak ve
özgürlüğü tanıyan ATAMIZ farkındaydı bu
Cumhuriyeti; Satı ÇIRPAN(milli savaşımızda malul
olmuş asker eşi ve ilk kadın
milletvekillerimizden), Kara Fatma(milli
savaşımızda şehit olan asker eşi ve eşinin
bıraktığı yerden silahı alan çok düşmanı tuzağa
düşüren kadın askerimiz), Beral ARIMAN(ilk
milletvekili kadınlarımızdan), Süreyya
AĞAOĞLU(ilk kadın avukat) ve adını
hatırlayamadığım binlerce kadın sayesinde
aldığımızı ve koruyacağımızı biliyordu. Ama
günümüzde bırakın bu kadar değer vermeyi
''kadının adı yok''. Gönül isterki önümüzdeki
yıllarda TÜRKİYE CUMHURİYET'inde toplum bunu
devam ettirmesin, kadınların üzerindeki bu
sosyal baskıyı kaldırsın ve kadın erkek olarak
değil sadece insan olarak birey olarak bakılsın.
O zaman Cumhuriyet Cumhuriyet olacak. O zaman
kadın kadın olacak, ve yürekten inanıyorum ki
işte asıl o zaman TÜRKİYE tam anlamıyla TÜRKİYE
olacak.
|
|
Hocabeden
Çakırcalı Köyü |