Çakırcalı köyü
Anasayfam Yap  Sık Kullanılanlara Ekle
 
Ana Sayfa
Forum
Hocabeden
Çakırcalı Köyü
Ozanlarımız
Etkinlikler
Ziyaretçi Defteri
Resim Galerisi
İletişim
 
Kategoriler
E-Devlet
Ödevim
Acil Telefonlar
Hikayeler & Yazılar
Şiir Köşesi
Mizah Köşesi
Bunları Biliyormusunuz
Videolar
Sanal Gezi
El İşi
Diyet
Güzellik
Bebek Bakımı
Yemek Tarifi
 
 

  

  
  
  
  
  
  
 

 

Online Radyolar

CeM Radyo
Su Radyo
Medya FM

                   
                                     

ÇOCUKLARINIZLA KONUŞUN LÜTFEN

( çocuğu olan olmayan herkese itham olunur....:)
>
> Çocuklarınızla konuşun...


> Bir gün susmayı öğrendim. Öyle bir sustum ki belki sonsuza kadar
> susacaktım. Çünkü susmak benim küçücük dünyamda babamla kurduğum
> iletişim tarzıydı. Babam akşamları eve yorgun dönerdi.
> Ben bütün gün evde sıkılır, onun gelişini iple çekerdim. Daha o
> kapıdan girer girmez boynuna atılır onunla oynamak isterdim. Babam
> sarılır, öper sonra da, hadi odana git, derdi. Yemek hazırlanınca
> annem çağırır bu defa masada bir araya gelirdik babamla. Onlar
> annemle konuşurken ben araya girer, sesimi duyuramayınca da
> bağırırdım. Babam sinirlenir, 'Bütün gün insanlara kafa patlatmaktan
> bunaldım, birde sen kafamı ütüleme!' derdi. Annem de 'Bütün gün zaten
> seninle uğraştım, bir çift laf da mı konuşturtmayacaksı n babanla?'
> diye çıkışır, beni odama gönderirdi.
> Çaresiz bir şekilde boynumu büker odama yani hapishaneme doğru yol
> alırdım. Babam arkamdan, 'Bizim bir odamız bile yoktu, her şeye sahip,
> hâlâ ne istiyor anlamadım.' diye bağırmaya devam ederdi. 'Keşke benim
> de
> bir odam olmasaydı, keşke bizim de evimiz bir odalı olsaydı da hep
> birlikte otursaydık' derdim içimden; ama yüksek sesle söylemeye
> cesaret edemezdim.
> Yemekten sonra babam kanepeye uzanır, eline kumayı alır, televizyon
> seyrederdi. Beni yanına çağırır biraz severdi. Onun izleyeceği önemli
> birşey varsa beni adeta yerimden bile kıpırdatmazdı. Azıcık hareket
> edip koşup oynamaya çalışsam oda hapsim yeniden başlardı. Bir gün
> anladım
> ki susunca babamla daha iyi anlaşıyoruz. Bu defa susarak yapabileceğim
> oyunlar geliştirmeye başladım.
> Önce resim yaparak başladım işe. Babam çizdiğim resimleri çok
> beğeniyor; 'Bak, böyle uslu uslu oyna işte.' diyordu. Babam bazen göz
> ucuyla bakıyor, resimle ilgili bir şey sorsam afallıyordu. Ama bana
> kızarak beni artık odama göndermiyordu. 'Son günlerde ne de akıllı
> benim oğlum.' diye komşulara anlatıyordu annem halimi.
> Resimlerim arttıkça ortalık dağılmaya başladı. Annem 'Odanı
> topla!'diye odama kapattığında işe nereden başlayacağımı bilemiyordum.
> Ben bunlarla uğraşırken zaman geçiyor; ama odamı toparlamayı
> beceremiyordum.
> Annem odama gelip 'Bak sana resim yapmayı yasaklayacağım. ' dedi bir
> gün. Susuyor olmamı usluluk olarak değerlendiren ailem resim yapmayı
> da elimden
> alırsa ben ne yapacaktım?
> Bu düşüncelerle bir aile tablosu yaptım. Babam eve gelince uygun
> zamanı kolladım. Her zamanki gibi yemekler yendi, odaya geçildi. Babam
> oturur oturmaz çizdiğim resmi getirdim. Babam baktı. Hım, dedi 'Çok
> güzel olmuş. Bu adam benim herhalde.' dedi. Ben 'Hayır o adam değil,
> bu çocuk sensin.'dedim. O 'Hayır, bu adam benim, bu çocuk sensin, bu
> küçük kız da arkadaşın.'dedi. Ben yine 'Hayır, o büyük adam benim, bu
> küçük adam sensin, bu küçük kız da annem.' dedim. Babam benimle
> uğraşmaktan vazgeçip: 'Peki neden bizi küçük çizdin?' dedi. Heyecanla
> başladım anlatmaya. Ben büyüyüp adam olacağım. İş bulup çalışacağım.
> Siz yaşlanıp küçüleceksiniz. Beliniz ükülecek, komşumuz Ahmet amca ile
> Ayşe teyze gibi küçücük kalacaksınız. Ben işten geldiğimde yorgun
> olacağım.
> Siz benimle konuşmaya çalıştığınızda işyerinde kafam şişmiş
> olacağından sizi duymayacağım bile. Siz benimle bir şeyler paylaşmak
> istediğinizde 'Hadi odanıza çekilin de kafa dinleyeyim.' diyeceğim. Ve
> bir de bağıracağım 'Her şeylerini alıyorum. Sıcacık odaları da var,
> daha ne istiyorlar' diye.
> Annemle babamın gözleri fal taşı gibi açılmıştı.
> Duyduklarına inanamıyorlardı .. Bana sarılıp beni öyle içten bir
> okşayışları vardı ki sonsuza kadar konuşsam hiç bıkmadan dinleyecekler
> gibiydi.

Farkında' Olmalı İnsan...
> Kendisinin, Hayatın Olayların,
> Gidişatın Farkında Olmalı.
> Ömür Dediğin Üç Gündür, Dün Geldi Geçti Yarın
> Meçhuldür, O Halde Ömür Dediğin Bir Gündür, O Da bu gündür



       

  Hocabeden Çakırcalı Köyü
 

 

İzmir Hava Durumu 
İZMİR

       
       

                                                                            


Hocabeden.Com